Muçep orman yangınlarına karşı topladığı imzaları teslim etti

Muğla Çevre Platformu, Dalaman – Göcek orman yangınından sonra oluşan kamuoyu duyarlılığı çerçevesinde siyasi partilerin grup başkanvekillerine yönelik olarak 6 gün önce internet ortamında başlattığı, “İklim değişikliğine, orman yangınlarına ve doğa talanına karşı lütfen harekete geçin!” başlıklı imza kampanyası sona erdi.

Muçep temsilcileri kampanyada kısa sürede toplanan 3647 imzayı siyasi partilerin Grup Başkanvekilliklerine iletilmek üzere İl Başkanlıklarını ziyaret ederek teslim ettiler.

İklim değişikliğine, orman yangınlarına ve doğa  talanına karşı lütfen harekete geçin !

Dalaman ve Göcek arasında bir gecede yüzlerce hektar kızıl çam ormanı ile birlikte milyonlarca can yok oldu. Zarar gören ekosistemin doğal olarak yenilenmesi yüzlerce yıl alacaktır. Kaybımız ve acımız çok büyük.

Ülkemizde yaşadığımız, aslında insan odaklı “doğal” felaketlerin yaşanma sıklığı son yıllarda hızla artiyor. Bu felaketlerle baş edebilmek için varoluş nedenimiz olan doğaya hunharca saldıran politikaların derhal değiştirilmesi gerektiğini,  doğa kendi dayatmaktadır.

Bu gidişin değiştirilmesi için Sayın Milletvekillerini göreve davet ediyoruz. Tüm dünyanın ortak sorunu olan iklim değişikliğine ve bunda sorumluluğu olan hükumet politikalarına  dikkatlerinizi çekerek, aşağıda ifade ettiğimiz yasal düzenlemelerin acilen gerçekleşmesini istiyoruz.

  • Yanan orman alanları birçok kez görüldüğü gibi, birkaç yıl sonra imar izni ile konut yapımına, turistik tesislere tahsis edilerek, talana izin verilmiştir. Yanan orman alanlarının yapılaşmaya açılmasını önlemek ve ekosisteminin yenilenmesi için her türlü yasal düzenleme yapılmalıdır.
  • Orman yangınları ile daha etkin mücadele için, bu felakette de bir kez daha çok net bir eksiklik olarak ortaya çıktığı gibi, mutlaka gece görüş donanımı olan yangın söndürme uçak ve helikopterleri alınmalıdır.
  • Hükumetin orman, kıyı ve doğal sit alanlarını sermaye aracı olarak görmesi, torba yasalar ile, doğal sit alanlarının koruma derecelerini düşürerek, imar barışı adı altında  sürekli yasal düzenlemeler yapması sonucunda doğa koruma alanları hızla tahrip edilmekte, kasti orman yangınları ve kaçak yapılaşma artmaktadır. Doğayı tahrip eden bu yasal düzenlemeler derhal geri çekilmelidir.
  • “Koruma kullanma dengesi” adı altında doğa koruma alanlarının kontrolsuzca kullanıma açılması dengenin hep insan kullanımı yönünde bozulmasına yol açmakta ve aşırı insan baskısı bu tür felaketlere davetiye çıkarmaktadır. Doğa koruma alanları için ekolojik taşıma kapasitesi net olarak belirlenmelidir.
  • İklim değişikliğini tetikleyen fosil yakıt kullanımından derhal vazgeçilmeli, termik santrallar kapatılmalı, enerjinin verimli kullanılması için politikalar geliştirilmeli ve enerji üretiminde doğaya olumsuz etkisi en az olan enerji kaynaklarına yönelinmelidir.
  • Toplum kesimlerinin en geniş katılımı ile en kısa zamanda ekolojik odaklı yeni bir anayasa hazırlanmalıdır.

Sandıras Madene Kurban Edilemez !

Muğla Çevre Platformu olarak, cennetten bir parça olan eşsiz güzellikteki Sandıras’ın  maden işletme gerekçesi ile talan edilmek istenmesine kamuoyunun dikkatini  çekmek üzere bugün burada buluştuk.  Sandıras Dağı’nın eteğinde, Gökçeova Gölü’nün hemen üzerinde orman alanı içinde faaliyet gösteren Alfa Olivin Şirketi’nin faaliyet sahasını 2,5 Hektardan 25 Hektara çıkartmak için Orman Bölge Müdürlüğü’ne başvuruda bulunduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. ÇED sürecinden muaf tutulması için talep edilen faaliyet sahasının  ÇED incelemesi gerektiren 26 Hektar sınırının hemen altında tutulmuş olması dikkatlerimizden kaçmadı.

Sandıras Dağı’nın zirvesine yakın bu bölge, Türkiye’nin en yaşlı karaçam ormanlarına ev sahipliği yapıyor.  Yaklaşık 80 endemik bitki türünü de barındıran bölge Önemli Doğa Alanlarımızdan birisidir.  Sandıras yöresi, akarsuları, gölleri, ormanları, flora ve faunası ile olağanüstü zengin biyolojik çeşitliği ve güzelliği olan, özenle korunması gereken hassas bir ekosistemdir. Hem bölge halkı, hem de uzaklardan gelen doğaseverler bu alandan mesire ve kamp alanı olarak yaz kış yararlanmakta, bölgede yürüyüş ve bisiklet turları düzenlemektedirler. Yani doğa turizmi için de vaz geçilmez bir bölgedir.

Bölgenin bu doğal güzellikleri, yüzlerce yıldır yaşayan bir kadim kültürle iç içe geçmiştir. Muğla ve Denizli’nin sınırında yer alan Sandıras, dağın eteklerinde yaşayan köylüler için  erenlerden Çiçek Baba’nın yurt tuttuğu yerdir. Bölge insanı bu güzelliklerin kaynağı olarak gördükleri Çiçek Baba’ya saygılarını her yıl Ağustos ayında düzenledikleri şenliklerle dile getirirler.

Bölgenin tüm bu güzelliklerini tahrip edecek bir maden faaliyetine izin verilmiş olmasını aklımız ve vicdanımız kabul etmiyor. Yetmiyormuş gibi, şimdi de faaliyet sahası on kat genişletilmek isteniyor ! Şirket yetkililerine sesleniyoruz, Sandıras’tan elinizi çekin !

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’ne ve tüm yetkililere sesleniyoruz ! Sandıras’taki bu eşsiz biyolojik zenginliğin ve güzelliğin bir daha geri gelmeyecek şekilde tahrip olmasına neden olacak faaliyetlere izin vermeyin. Çok uzun bir zaman sürecinde varolan bu güzellikleri “işletme” zihniyetinden vaz geçin. Bölgenin doğal yapısının korunması için gerekli önlemleri alın. Sandıras köylülerinin kültürüne saygı duyun, Çiçek Baba’nın ruhunu rahatsız etmeyin.

Muğla Çevre Platformu olarak konun takipçisi olacak ve bölgeyi tahrip edecek faaliyetlere izin verilmemesi için her türlü yasal ve meşru girişimde bulunacağız.

Saygılarımızla

Muğla Çevre Pltformu

14.7.2019

MUÇEP Stratejik Plan önerilerini Büyükşehir Belediyesine iletti

MUÇEP temsilcileri,  24 Temmuz’da BŞB Başkanı  Osman Gürün’ü ziyaret etmişler ve yeni dönemin Muğla’da demokratik, katılımcı bir yerel yönetim anlayışının yaşam bulacağı bir dönem olmasını, Muğla’nın yerel demokrasi adına örnek bir belediye olmasını arzu ettiklerini dile getirerek Başkan’a başarı dilediler.

MUÇEP  stratejik planlama sürecinde ilk görüşmesini geçtiğimiz hafta BŞB adına süreci yöneten Suat Demir ile gerçekleştirdi. Görüşmeden sonra son haline getirilen öneriler, yazılı olarak BŞB’ye sunuldu.

MUÇEP’in Stratejik Plan’a yaklaşımı:

MUÇEP’in önerilerinin çerçevesini seçim öncesinde  yayımladığı, “Demokratik Yerel Yönetim Ekolojik Kültürün Ayrılmaz Parçasıdır” başlıklı yerel seçim bildirgesi oluşturuyor. BŞB ile yapılan ilk  görüşmede, BŞB’nin stratejik plan sürecinin işleyişine dair iki noktaya vurgu yapıldı:

1) Kent Vizyonu : Stratejik Planlama süreci öncesinde mutlaka bir Kent Vizyonu çalışması yapılmalıdır. Muğlalıların nasıl bir Muğla’da yaşamak istedikleri sorusunun cevabı, Muğla’da yaşayanların en geniş katılımı ile birlikte aranmalıdır. Oluşturulacak bu ortak  kent vizyonu, stratejik planın temelini oluşturmalıdır.

2) Paydaş Analizi: Gerek kent vizyonu, gerek stratejik planlama süreci, Muğlalıların en farklı kesimlerinin temsil edildiği bir süreçte gerçekleştirilmelidir. Bu anlamda tüm ilçeleri de kapsayacak şekilde, gerçek paydaşların sürece dahil edilmesi için bir paydaş analizi çalışması yapılmalıdır.

MUÇEP’in Stratejik Plan önerileri:

Öneriler beş ana başlık altında yer alıyor: Doğa Koruma, İklim Değişikliğini Azaltma, İklim Değişikliğine Uyum, Halk Sağlığı için Suya ve Sağlıklı Gıdaya Erişim ve Katılımcı Demokratik Belediyecilik

DOĞA KORUMA

İdeal Hedef 1:  Muğla bölgesindeki biyolojik çeşitliliğin daha iyi korunması

Uygulama Hedefi 1 : Doğal Sit Alanlarının koruma statülerinin düşürülmesine karşı yasal süreçlerin işletilmesi

Uygulama Hedefi 2 : İmar Barışı adı altında kaçak yapılaşmaya izin verilmemesi

Uygulama Hedefi 3 : Bölgemizin biyolojik zenginliği konusunda farkındalığın arttırılması için ÖÇKB’lerde her yıl şenlikli etkinlikler düzenlenmesi

Uygulama Hedefi 4 : Tüm ilçe belediyelerinin BŞB ile eşgüdümlü olarak, birbirleriyle uyumlu, Biyolojik Çeşitliliği Koruma Eylem Planları yapmalarının sağlanması

Uygulama Hedefi 5 : Başta kıyı bölgelerindeki mahalleler olmak üzere BŞB mücavir alanı içindeki tüm yerleşim alanlarının doğa ve kıyı koruma ilkeleri çerçevesinde imar planlarının tamamlanması

İdeal Hedef 2: Kıyı alanlarında yurttaşların anayasal haklarına ve Kıyı Kanunu’na uygun yerel yönetim hizmetleri verilmesi

Uygulama Hedefi 1 : Kullanım hakkı ilçe belediyelerinde olan plajların ilgili belediyeler tarafından yasalara uygun olarak işletilmesi

Uygulama Hedefi 2 : Kullanım hakkı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda olan kıyı alanlarının işletme haklarının ilgili ilçe belediyelerine devredilmesi için yasal ve idari girişimlerde bulunulması

Uygulama Hedefi 3 : Kullanım hakkı ilçe belediyeleri tarafından özel işletmelere kiralanmış olan kıyı alanlarının sözleşme sürelerinin biriminde sözleşmelerin yenilenmeyerek işletme haklarını belediyelerin kendilerinin muhafaza etmesinin sağlanması

Uygulama Hedefi 4 : Ortaca, Ula, Datça, Menteşe, Marmaris, Bodrum, Fethiye, Milas ilçe belediyelerinin BŞB ile eşgüdümlü olarak, birbirleriyle uyumlu, Kıyı Kanunu’na uygun hizmet üretmek üzere eylem planları oluşturulması

İdeal Hedef 3: Yurttaşların ekolojik farkındalığının arttırılması

 Uygulama Hedefi 1 : Kent Konseyleri bünyesinde Çevre Meclislerinin kurulmasının teşvik edilmesi

Uygulama Hedefi 2 : Sivil toplum örgütleri ve üniversiteler ile işbirliği yaparak iklim değişikliğinin azaltılması, enerji verimliliği, biyolojik çeşitlilik, gereksiz tüketimin azaltılması, yerel tohum ve  yerel gıda üretiminin önemi, çevreyi kirliliğinin azaltılması,  bölgemizin önemli doğa alanları hakkında farkındalığın arttırılması için etkinlikler düzenlenmesi

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ AZALTMA 

İdeal Hedef 1: Muğla Bölgesinde Sürdürülebilir Enerji Eylem Planlarının oluşturulması

Uygulama Hedefi 1: Muğla Enerji Sisteminin Analizi, Modellenmesi ve Sürdürülebilir Enerji Eylem Planının hazırlanması

Uygulama Hedefi 2 : Muğla Bölgesinde iklim değişikliğini ivmelendiren, insan sağlığını tehdit eden, yaşam alanlarını tahrip eden termik santralların faaliyetlerinin sınırlandırılması.

Uygulama Hedefi 3 : Muğla Bölgesinde özellikle köylerin yerleşim ve yaşam alanlarını tehdit eden, tarım alanlarını yok eden/zehirleyen  fosil yakıt maden alanlarının genişlemesine izin verilmemesi, varolan kömür sahalarının kapatılması için yasal girişimlerde bulunulması

Uygulama Hedefi 4 : Termik santrallar yerine enerjinin verimli kullanımı ve alternatif temiz enerji kaynaklarından enerji üretimi için girişimlerde bulunulması. (Topluluk Enerjisi)

Uygulama Hedefi 5 : Karbon emisyonunun düşürülmesi için kent içinde ve ilçeler arasında raylı toplu taşım sistemlerinin oluşturulması

Uygulama Hedefi 6 : Karbon emisyonunun düşürülmesi için kent içinde ve ilçeler arasında güvenli bisiklet yollarının düzenlenmesi

Uygulama Hedefi 7 : Tüm ilçe belediyelerinin BŞB ile eşgüdümlü olarak, birbirleriyle uyumlu, İklim Değişikliğini Azaltma Eylem Planları yapmalarının sağlanması

Uygulama Hedefi 8 : İklim Değişikliğini Azaltma Eylem Planları hazırlanırken 350.org’un hazırladığı İklim İçin Kentler, Yerel Yönetimlerde İklim Eylem Planı başlıklı rehberin örnek alınması

İdeal Hedef 2: Muğla Büyükşehir Belediyesi hizmet sınırları içinde atık yönetimini sera gazı emisyonu azaltım hedefi doğrultusunda geliştirme

Uygulama Hedefi 1: Muğla ili sınırları içindeki tüm vahşi atık depolama sahalarının ishal edilmesi

Uygulama Hedefi 2: Muğla ili sınırları içinde 2020 ve 2021 de devreye girecek olan Sıfır Atık Yönetmeliği’nin hayata geçirilmesi için ilçe belediyeleri ile  işbirliği sağlanması

Uygulama Hedefi 3: Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yönetimindeki tüm düzenli atık depolama sahalarında metan gazı geri kazanımının sağlanması

Uygulama Hedefi 4: Muğla ili sınırları içinde sürdürülen tarım ve hayvancılık faaliyetlerinden oluşan atıkların sera gazı azaltımı hedefi ile bertarafı amacıyla mevcut durum analizlerinin yapılması ve ilgili kurumlarla birlikte tarım ve hayvancılık atık yönetimi için plan oluşturulması

Uygulama Hedefi 5: Muğla ili sınırları içindeki değerli karbon yutak alanları olan Muğla ormanlarının plansız ve kontrolsüz kentleşme, turizm, sanayileşme ve madencilik gibi faaliyetlerden korunması için önlemler alınması

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM

 İdeal Hedef 1: Muğla Bölgesinde İklim Değişikliğine Uyum Planlarının oluşturulması

Uygulama Hedefi 1: Muğla ilinin iklim değişikliğine uyum kapasitesinin arttırılması

Uygulama Hedefi 1.1: Muğla İlinin iklim değişikliğinden etkilenebilirliğinin ve  uyum ihtiyaçlarının doğal ekosistemler, sosyal yapılar, ekonomik sektörler ve belediye hizmetleri bazında belirlenmesi

Uygulama Hedefi 1.2: Başta Muğla Büyükşehir Belediyesi birimleri olmak üzere, belediye hizmetlerinin birlikte yürütüldüğü tüm kurumların ve Muğla halkının iklim değişikliğine uyum konusunda farkındalığının arttırılması.

Uygulama Hedefi 2: İmar planlarının iklim değişikliğine uyum (deniz seviyesinde yükselme ve sel gibi afetlerde artış risklerine hazırlık) kapsamında özellikle Muğla kıyıları ve nehir havzaları bazında yeniden değerlendirilmesi

Uygulama Hedefi 3: Muğla’nın “su kıtlığı” riskine hazırlanması

Uygulama Hedefi 3.1: İçme ve kullanma suyu temininde kullanılan yerüstü suyu kaynakları için koruma planlarının iklim değişikliğine uyum perspektifinden orta ve uzun vadeli olarak hazırlanması;

Uygulama Hedefi 3.2: Başta içme ve kullanma suyu kaynakları olmak üzere Muğla ili su kaynaklarının iklim değişikliğine uyum perspektifi ile her tür plansız ve kontrolsüz kentleşme, turizm, sanayi ve madencilik baskısından korunması

Uygulama Hedefi 3.3 : Su fakiri bir coğrafyada yaşadığımızın ve tasarruflu kullanma zorunluluğumuz konusunda yurttaşların farkındalığının yükseltilmesi için üniversite ve sivil toplum örgütleri ile ortak çalışmaların yürütülmesi

Uygulama Hedefi 4: Muğla ili su ve atıksu altyapısının iklim değişikliği nedeniyle daha sık ve şiddetli ortaya çıkacak aşırı hava olaylarına ve sel, taşkın gibi afetlere dayanıklı hale getirilmesi

Uygulama Hedefi 5: Değişen iklim koşullarında halk sağlığının ve sağlıklı gıdaya erişim hakkının güvenceye alınması için ilgili kurumlar ve halkla birlikte sağlık ve tarım sektörlerinde iklim değişikliğine uyum politikalarının geliştirilmesi

Uygulama Hedefi 6: Turizm sektörünün iklim değişikliğinden etkilenebilirliğinin belirlenmesi ve sektör temsilcileri ve halk ile birlikte sektörel iklim değişikliğine uyum politikalarının geliştirilmesi

HALK SAĞLIĞI İÇİN SUYA VE SAĞLIKLI GIDAYA ERİŞİM

İdeal Hedef 1: İnsan hakkı olan suyunun ticarileştirilmesine karşı, evlerdeki musluklardan maliyeti düşük, içilebilir kalitede su akmasının sağlanması

Uygulama Hedefi 1 : İsale hatlarının iyileştirilerek su temininin maliyetini arttıran kaçakların en aza indirilmesi

Uygulama Hedefi 2 : Suyun tasarruflu kullanımı için özendirici tedbirler alınması

İdeal Hedef 2: Sağlıklı gıda üretim ve tüketiminin desteklenmesi

Uygulama Hedefi 1 : Yerel tohumla üretilen ürünlerin, satıcı ve alıcı kooperatifleri yaygınlaştırılarak pazarlanmasının teşvik edilmesi ve desteklenmesi

Uygulama Hedefi 2 : Gıda üretiminde kullanılan tarım ilaçlarının kullanımının azaltılması

Uygulama Hedefi 3 : Yerel tüketimi özendirmek için farkındalık çalışmalarının yapılması

KATILIMCI, DEMOKRATİK BELEDİYECİLİK

İdeal Hedef 1: Halkın karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması

Uygulama Hedefi 1 :  Katılım mekanizması olarak Kent Konseyleri bünyesinde Mahalle Meclislerinin kurulmasının ve işlerlik kazanmasının teşvik edilmesi

Uygulama Hedefi 2 :  Mahalle Meclisleri ile düzenli aralıklarla toplantılar yapılması, meclisler tarafından iletilen sorun, talep ve önerilerin dikkate alınması, gerektiğinde SP uygulamalarının gözden geçirilmesi

Uygulama Hedefi 3 :  Kadın Meclisleri tarafından iletilen sorun, talep ve önerilerin dikkate alınması, gerektiğinde SP uygulamalarının gözden geçirilmesi

Uygulama Hedefi 4 :  Gençlik Meclisleri tarafından iletilen sorun, talep ve önerilerin dikkate alınması, gerektiğinde SP uygulamalarının gözden geçirilmesi

Uygulama Hedefi 5 :  MSKÜ öğrenci temsilcilikleri tarafından iletilen sorun, talep ve önerilerin dikkate alınması, gerektiğinde SP uygulamalarının gözden geçirilmesi

İdeal Hedef 2: Belediye yönetiminin şeffaflığının sağlanması

 Uygulama Hedefi 1 : Stratejik Plan ve Bütçenin belediyenin web sitesi üzerinden herkesin erişimine açık hale getirilmesi

Uygulama Hedefi 2 : Stratejik Planın uygulanma sürecinde halkın izleme ve denetleme mekanizmalarının oluşturulması

Uygulama Hedefi 3 : Belediye Meclis toplantılarının internet üzerinden canlı yayınlanması

Uygulama Hedefi 4 : Belediye Meclis kararlarının web sitesinde yayınlanması

Uygulama Hedefi 5 : Belediye ihalelerinin ilan ve sonuçlarının web sitesinde yayınlanması

MUÇEP Başkan Osman Gürün’ü ziyaret etti

Belediyelerin stratejik plan çalışmalarına hız verdiği bu dönemde Muğla Çevre Platformu temsilcileri dün Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ü ziyaret ettiler. Ziyaret sırasında Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Aylin Giray da hazır bulundu.

Dünkü görüşmede MUÇEP’liler Başkan’a yeni dönem için başarılar dileyerek ziyaretlerinin yerel seçim öncesinde yayınladıkları yerel seçim bildirgesindeki taleplerinin fikri takibi olarak görülebileceğini kaydettiler. “Demokratik Yerel Yönetim Ekolojik Kültürün Ayrılmaz Parçasıdır” başlığı ile yayınlanan  bildirgede, karar alma süreçlerine halkın geniş katılımının gerekliliğine vurgu yapılmış ve katılım mekanizmalarının oluşturulması talep edilmişti. 

Ziyaretçiler, stratejik plan döneminin katılım mekanizmalarının oluşturulması için bir fırsat oluşturduğunu ifade ederek Osman Gürün’den sürecin gerçek paydaşlarla ve olabildiğince farklı kesimlerin temsil edilerek yapılmasını istediler. MUÇEP’liler, stratejik planlama sürecinin devamında,  eylem planlarının da yine katılımcı bir şekilde hazırlanmasını arzu ettiklerini bildirdiler.

MUÇEP’in Büyükşehir Belediyesine daha önce ilettiği stratejik plan önerileri; Katılımcı Demokratik Belediyecilik, Doğa Koruma, İklim Değişikliğini Azaltma, İklim Değişikliğine Uyum, Halk Sağlığı için Sağlıklı Suya ve Gıdaya Erişim başlıklı bölümleri içeriyor. Belediye yetkilileri ile bu kapsamda ilk görüşme gelecek hafta gerçekleştirilecek.

Osman Gürün MUÇEP’in çalışmalarını takdirle izlediğini ifade ederek çevre ile ilgili taleplerin iletilmesi ve değerlendirilmesi konusunda Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Aylin Giray’ın tam yetkili olduğunu ve dile getirilen taleplerin dikkate alınacağını ifade etti.

Görüşme birlikte hatıra fotoğrafı çektirilmesi ile sona erdi.

Yeter, Söz Doğanın !

Dalaman ve Göcek arasında bir gecede bin hektardan fazla kızıl çam ormanı ile birlikte milyonlarca can yok oldu. Zarar gören ekosistemin doğal olarak yenilenmesi yüzlerce yıl alacaktır. Kaybımız ve acımız çok büyük. Halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletmek istiyoruz.

Bu felaket, ülkemizde yaşadığımız, aslında insan odaklı “doğal” felaketlerden yalnızca bir tanesi. Ne yazık ki, bu tür felaketlerin yaşanma sıklığı son yıllarda büyük bir hızla artmaktadır. Muğla Çevre Platformu olarak kamuoyunun dikkatini tüm dünyanın ortak sorunu olan iklim değişikliğine ve bunda sorumluluğu olan hükümet politikalarına çekmek istiyoruz. Bu felaketlerle baş edebilmek için varoluş nedenimiz olan doğaya hunharca saldıran politikaların derhal değiştirilmesi gerektiği artık doğanın dayattığı bir gerçekliğe dönüşmüştür.

Muğla Çevre Platformu olarak bu konuda görüşlerimizi ve önerilerimizi paylaşmak istiyoruz:

  • Orman yangınları ile daha etkin mücadele için, bu felakette de bir kez daha çok net bir eksiklik olarak ortaya çıktığı gibi, mutlaka gece görüş donanımı olan yangın söndürme uçak ve helikopterleri alınmalıdır.
  • Hükümetin orman, kıyı ve doğal sit alanlarını sermaye aracı olarak görmesi, torba yasa adı altında sürekli bu doğrultuda yasal düzenlemeler yapması sonucunda doğa koruma alanları hızla tahrip edilmekte, kasti orman yangınları ve kaçak yapılaşma artmaktadır. Doğayı tahrip eden yasal düzenlemelerden derhal vaz geçilmeli; orman, tarım, mera ve kıyı alanlarının  maden, inşaat, enerji ve turizm yatırımcılarına peşkeş çekilmesine son verilmelidir. Doğal Sit Alanlarının koruma derecelerinin düşürülmesinden, imar barışı adı altında doğal sit alanlarının yağmasından vaz geçilmelidir.
  • “Koruma kullanma dengesi” adı altında doğa koruma alanlarının kontrolsuzca kullanıma açılması dengenin hep insan kullanımı yönünde bozulmasına yol açmakta, aşırı insan baskısı bu tür felaketlere davetive çıkarmaktadır. Doğa koruma alanları için ekolojik taşıma kapasitesi net olarak belirlenmelidir.
  • Yanan orman alanlarının ekosisteminin yenilenmesi için her türlü tedbir alınmalı, daha önce birçok örnekte gördüğümüz gibi bu alanların imara açılması engellenmelidir.
  • İklim değişikliğini tetikleyen fosil yakıt kullanımından derhal vazgeçilmeli, termik santrallar kapatılmalı, enerjinin verimli kullanılması için politikalar geliştirilmeli ve enerji üretiminde doğaya olumsuz etkisi en az olan enerji kaynaklarına yönelinmelidir.
  • Toplum kesimlerinin en geniş katılımı ile en kısa zamanda ekolojik odaklı yeni bir anayasa hazırlanmalıdır.

Her ne kadar bu yaşadıklarımıza insan türü olarak “felaket” adını veriyor olsak da, artık bu felaketlerin doğanın güçlü yok oluş çığlıkları olduğunun bilincine varmamız gerekiyor. Bu bir beka sorunudur. Bu ekolojik kayıplar, yaşadığımız coğrafyadan bağımsız olarak, insanlık da dahil olmak üzere tüm canlıların, dünyanın ortak beka sorunu haline gelmiştir.

Tüm halkımıza, basına, hükümet yetkililerine, milletvekillerine, yerel yöneticilere saygılarımızla duyururuz.

Muğla Çevre Platformu

11.7.2019